Üye Paneli
E-posta :
Şifre :
» Şifremi Unuttum
» Üye Olmak İstiyorum...
Duyuru Listesi
Ad Soyad
E-posta

İstatistik

Bugün : 1514
Dün : 734
Bu Ay : 25297
Geçen Ay : 33887
Toplam : 2757756
 
  » 57.Hutbe-Semud Kavmi
    » Görüntülü Dersler » Hutbeler » 57.Hutbe-Semud Kavmi

 

SEMUD KAVMİ

Ubeydullah Arslan

إِنَّ الْحَمْدَ لله نَحْمَدُهُ وَنَسْتَعِيْنُهُ وَنَسْتَغْفِرُهُ، وَنَعُوْذُ بلله مِنْ شُرُورِ أَنْفُسِنَا وَمِنْ سَيِّئَاتِ أَعْمَالِنَا، مَنْ يَهْدِهِ اللهُ فَلَا مُضِلَّ لَهُ وَمَنْ يُضْلِلْ فَلَا هَادِيَ لَهُ، وَأَشْهَدُ أَنْ لَا إله إلا الله وَحْدَهُ لَا شَرِيْكَ لَهُ، وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُوْلُهُ.

أَمَّا بَعْد فإنَّ أَصْدَقَ الْحَدِيثِ كِتَابُ اللهِ، وَخَيْرَ الْهَدْيِ هَدْيُ محمدٍ صَلَّى الله عليه وسلَّم، وَشَرَّ الْأُمُورِ مُحْدَثَاتُهَا، وَكُلَّ مُحْدَثَةٍ بِدْعَةٌ، وَكُلَّ بِدْعَةٍ ضَلَالَةٌ، وَكُلَّ ضَلَالَةٍ فِي النَّارِ

            Bizleri hidayete ulaştıran, tevhidle tanıştıran, nimetleriyle donatan, bizleri en güzel resulle müjdeleyen, son dinle yollarını gösteren, Kuranla kalplerimizi aydınlatan Allah’a hamd olsun.

           Salat ve selam Resullerin sonuncusu, gözlerin nuru, kaplerin sevgilisi, önderlerin en büyüğü olan Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in ve seçkin tahir ashabının üzerine olsun.

           Bugünkü hutbemizin konusu “Semud kavmi” Bu hutbemde, “Semud kavminin hayatına, yaşam şekline, Salih peygamberi yalanlamasına, deveyi keserek emre karşı çıkmalarına, başlarına gelen azabın büyüklüğüne” değineceğim.

         Umulur ki; Müslümanlar olarak ders alırız, hayatımıza islami anlamda bir çeki düzen veririz. Rabbim beni ve sizi başarılı kılsın. Allah şuaara süresinin 141. ayetinde şöyle buyurur:

كَذَّبَتْ ثَمُودُ الْمُرْسَلِينَ (141)

Semûd (kavmi) de peygamberleri yalancılıkla suçladı

        Semud kavmi, Salih aleyhi selam’ın kavmidir. Araplardı. Hicr denen belde de yaşarlardı. Hicr, Şam’a yakın bir beldedir. Beldeleri bağ, bahçe, sebze, meyve ve ekinlerle doluydu. Evleri, dağların tepesinde ve içindeydi.

           Dağları yontup içine odalar yaparlar, güçlü evlere sahip olurlardı. Bununla da gurur duyarlardı. Düşman, yüksek yerlere elini uzatamayacağını iddia ederlerdi. Azab bile gelse oralara çıkamaz diye düşünürlerdi. İnsan, her zaman Allah’ın azabından, gazabından gafil yaşamıştır. Hiç onun ansızın, birdenbire şiddetli bir cezayla cezalandıracağını aklına getirmemiştir.

           Semud kavmi Allah’a şirk koşar, putlara tapar, nefsine çok güvenir, güce tapar, kuvvete iman eder, şımarık davranır, dağları mesken edinir, puta tapar, dünyada ebedi kalacak gibi davranırdı.

 

          Allah, böyle şımarık, güç delisi, başına buyruk Semud kavmine Salih aleyhi selam’ı gönderdi.  Salih peygamberde onları Tevhide, imana, hayra, selamet yollarına çağırdı. Şımarık ve güce tapan Kavim, onu yalanladı, ayıpladı, suçladı, dinlemedi, karşı çıktı, böylece Allah’ın gazabını seçti.

 إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ صَالِحٌ أَلَا تَتَّقُونَ (142)

Kardeşleri Sâlih onlara şöyle demişti: (Allah’a karşı gelmekten) sakınmaz mısınız?

            Salih peygamber, şımarık, güce tapan bu zalim kavme, “Gelin Allah’ı birleyin, ibadeti yalnıznona yapın, emrine kulak verin, beni dinleyin, Rabbinizin emrine uyun, Allah’a karşı gelmekten sakının. Günahlarınızdan dolayı Allah’tan korkun” dedi.  Fakat dinletemedi, kavim şımarıkça alay etti, tehditler savurdu. Tarih boyu, kâfirler ve zalimler Allah’ın emrine karşı durdu, dinlemedi, milleti öldürdü, Müslümanları dışladı. Emri altına almak için her hileye başvurdu. Kâfirlerle işbirliği yaparak mazlumları ezdi. Salih peygamber onlara şöyle dedi:

 إِنِّي لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ (143)

Bilin ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim.

“Ben size gönderilen bir elçiyim, size hakkı öğretmeye geldim, bana iman edin güvenin” dedi.

 فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ (144)

Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.

“Şirk koşmaktan, puta tapmaktan, haram yemekten sakının ve bana itaat edin” dedi.

 

 وَمَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِيَ إِلَّا عَلَى رَبِّ الْعَالَمِينَ (145)

Buna karşı sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ecrimi verecek olan, ancak âlemlerin Rabbidir.

 

“Bu davetimin karşılığında sizden ücret istemiyorum, ben bu amelimin davetimin karşılığını Allah’tan alacağım.” dedi.

أَتُتْرَكُونَ فِي مَا هَاهُنَا آَمِنِينَ (146) فِي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍ (147) وَزُرُوعٍ وَنَخْلٍ طَلْعُهَا هَضِيمٌ (148)

Siz burada, güven içinde bırakılacak mısınız (sanırsınız)? "Böyle bahçelerde, çeşme başlarında ?" "Ekinlerin, salkımları sarkmış hurmalıkların arasında?"

           Yani, siz bunca ekinlerin, bostanların, bağların, bahçelerin, yeşilliklerin içinde imtihan olunmadan güven içinde yaşayacağınızı mı sanıyorsunuz?

          Ekinlerin, hurmaların, bağların, bostanların, meyvelerin, sebzelerin arasında dünyanın bin bir güzelliği içinde başıboş bırakıldığınızı mı sanıyorsunuz?

           Salih peygamber:“Göreviniz yok mu? Niçin yaratdınız? Niçin yaşıyorsunuz? Size verilen görev nedir hiç sorgulamazmısınız? Sizin bu dnyada ki görevini bilmeyen hayvanlardan farkınız nedir? Neden bu soruyu sormuyorsunuz? Dünyada kalıcımış gibi sürekli görevinizi unutıyorsunuz.” Dedi.

 وَتَنْحِتُونَ مِنَ الْجِبَالِ بُيُوتًا فَارِهِينَ (149)

(Böyle sanıp) dağlardan ustaca evler yontuyorsunuz (oyup yapıyorsunuz).

          Dünyada ebedi kalacakmış gibi dağları yontup yüksek yerlere evler yapıyor, gücünüze güveniyor, şımarık bir hayat içinde başıboş bir şekilde yaşıyorsunuz. Bundan sakınmayacak mısınız? Aklınızı Allah’ın elçisine verip onun dediğine uymayacak mısınız?

 فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ (150)

Artık Allah’tan korkun ve bana itaat edin.

      “Bu durumda bundan vazgeçin, emrimi dinleyin, Allah’a itaat edin, vahye kulak verin, atanıza uymayın, nefsinize yenilmeyin. Bana uyun, atanıza, büyüğünüze, nefsine uyan liderlerinize uymayın. Allah’a karşı durmaktan sakının.”

 

 وَلَا تُطِيعُوا أَمْرَ الْمُسْرِفِينَ (151)

"O aşırıların emrine uymayın."

             Yani peygamberleri dinlemeyen, dinin ölçülerini ayaklar altına alan, helal ve haram hududunu çiğneyen, nefsine uyan, atalarını yüceltip vahye sırt dönen, kafirlerle işbirliği eden kişilere uymayın, ayrıca yeryüzünde fesadlık yapan, kan döken, mazlumu ezen, şirke çağıran, kâfiri seven, zülmeden, baskınlarla korku salan, müminleri tehdit eden her zorbaya, aşırıya gidene uymayın.

              Bu ayetin gölgesinde şunu da diyelim, “yeryüzünde ve ülkemizde kan döken, milleti tankla ve tüfekle ezmeye kalkan, kâfiri seven, vatanımızın çiçeklerini kurşunlarla solduran, memurluk sınav sorularını çalan, öğrencileri mülakatlarda eleyen, topladığı bilgileri ABD’ye veren, kendi milletini katleden insanlara, askerlere, darbecilere ve onlara emir veren sivil ve askeri kimselere, hoca kılığına girip kurtlar gibi soluyan hoca musveddelerine uymayın.”

 

 الَّذِينَ يُفْسِدُونَ فِي الْأَرْضِ وَلَا يُصْلِحُونَ (152)

"Yeryüzünde bozgunculuk yapıp dirlik düzenlik vermeyenler(in sözüyle hareket etmeyin).

           Yeryüzünde kan döken, fesadlık eden, zalimi seven, kâfirle işbirliği içinde olan, nefsini üstün gören, kibirli zalim zorba fesatçılara kulak vermeyin. Çünkü bunlar fesatçıdır.

         Örneğin son dönemde darbeciler ve onlara emir veren Fethullah gülen ülkemizde en büyük fesadçılardandır. Bu kimseler, masum mazlum milleti köprülerde, caddelerde, evlerde, resmi kurumlarda katletti, yeryüzünde fesad çıkardı, zorbalık etti, bunlardan sakının.

          Milletin köprüsünü, meclisini, resmi kurumlarını, askeri tesislerini, Müslümanları, kadınları, çocukları bombaladı. Yeryüzünde ıslah, sevgi, merhamet, diyalog diye çıkan bir karıncayı bile ezmeyen sözüm ona merhametli geçinen cani, zındık topla, tankla, füzeyle, kurşunla masum, silahsız insanları katletti. Güce iman eden, insana güvenen, kâfirlerle birlikte tuzak kuran bu caninin 40 yıllık emeği 40 dk önce Allah’ın emriyle sonra kahraman milletin eliyle yerle bir oldu.

قَالُوا إِنَّمَا أَنْتَ مِنَ الْمُسَحَّرِينَ (153)

Dediler ki: Sen, olsa olsa iyice büyülenmiş birisin!

Semud kavmi, Salih a.s. sen büyülenmiş, kafayı yemiş, sapıtmış birisin deyip dinlemedi.

 

 مَا أَنْتَ إِلَّا بَشَرٌ مِثْلُنَا فَأْتِ بِآَيَةٍ إِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِقِينَ (154)

Sen de ancak bizim gibi bir insansın. Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi bize bir mucize getir.

            Semud kavmi; Sen de bizim gibi bir insansın, senin bizden farkın yok, gönderilen bir resulde değilsin, bizim gibi birisin, yalancısın, inanmıyoruz diyorlardı. Eğer inanmamızı da istiyorsan o zaman bir mucize getir iman edelim dediler.

 

 قَالَ هَذِهِ نَاقَةٌ لَهَا شِرْبٌ وَلَكُمْ شِرْبُ يَوْمٍ مَعْلُومٍ (155)

Salih: İşte (mucize) bu dişi devedir; onun bir su içme hakkı vardır, belli bir günün içme hakkı da sizindir, dedi.

         Salih a.s. onlara mucize olarak bir dişi deve getirdi, deve bir gün Allah’ın emriyle kayanın olduğu bir bölgeden çıkıverdi, kavim şaşırdı, iman edenler oldu, onlara bir gün o su içsin pınardan bir gün sizi için denildi, bir kural, emir verildi, bakalım ne yapacaklar?

 

 وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُوءٍ فَيَأْخُذَكُمْ عَذَابُ يَوْمٍ عَظِيمٍ (156)

Ona bir kötülükle ilişmeyin, yoksa sizi muazzam bir günün azabı yakalayıverir.

Salih a.s. mucize istediniz, işte size mucize, bu deveye sakın karışmayın, öldürmeyin, yoksa azaba tutulursunuz.

 

 فَعَقَرُوهَا فَأَصْبَحُوا نَادِمِينَ (157)

Buna rağmen onlar deveyi kestiler; ama pişman da oldular.

         Onlar buna rağmen bir çetenin oyunuyla, planıyla, tuzağıyla bir gece ansızın deveyi yakaladılar, onu kesiverirdiler, zalimce emri çiğnediler, vahye sırt döndüler, peygambere asilik ettiler, bu durum onların azabı hak ettiğini belirledi. Bundan pişman olmuşlardı fakat artık her şey bitmişti.

 

 فَأَخَذَهُمُ الْعَذَابُ إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآَيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (158)

Bunun üzerine onları azap yakaladı. Doğrusu bunda, büyük bir ders vardır; ama çokları iman etmezler.

Allah, onları bu günahlarından dolayı azabla yakalayıverdi, cezalandırdı, ummadıkları yerden bir ses geldi, Allah ayetinde haber verir. “O zulmedenleri dayanılmaz bir ses sarıverdi de kendi yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar. Sanki orada hiç refah içinde yaşamamışlar gibi. Haberiniz olsun; Semud (halkı) gerçekten Rablerine (karşı) inkâr etmişlerdi. Haberiniz olsun; Semud (halkına Allah’ın rahmetinden) uzaklık (verildi.) (Hud Suresi, 67-68)

 

 وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (159)

Şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.

Senin Rabbin düşmanına mutlaka galiptir, müminlere merhametlidir.

بارَكَ اللهُ لِيْ وَلَكُمْ في القرآنِ العَظيمِ،

وَنَفَعَنِيْ وَإِيَّاكُمْ بِمَا فِيهِ مِنَ الآياتِ وَالذّكْرِ الْحَكِيمِ،

أَقُولُ قَوْلِي هَذَا، وَأَسْتَغِفِرُ اللهَ لِي وَلَكُم وَلِسَائِرِ المسلمينَ مِنْ كَلِّ ذَنْبِ فَاسْتَغْفِرُوهُ، إِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّحِيم

Otur.

 

الحمد لله حمدًا طيبًا كثيرًا مباركًا فيه كما يحب ربنا ويرضى، أحمده وأشكره، وأتوب إليه وأستغفره،

فَاتَّقُوا اللهَ -أَيُّهَا المُؤمِنُونَ- وَكُونُوا مَعَ الصَّادِقِينَ،

وَأَطِيعُوا اللهَ وَالرَّسُولَ لَعَلَّكُم تُرحَمُونَ

إِنَّ اللَّهَ وَمَلَائِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيماً

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ، وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ، كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ، وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ، إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ،

اللَّهُمَّ بَارِكْ عَلَى مُحَمَّدٍ، وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ، كَمَا بَارَكْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ، وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ، إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ

وَارْضَ اللَّهُمَّ عن خُلَفَائِهِ الرَّاشِدِينْ: أَبِي بَكْرِ، وعمرَ، وعثمانَ، وعليٍّ؛ وعَن سَائِرِ أَصْحَابِ نَبَيِّكَ أَجْمَعَينِ، وَعَنِ التَّابِعِينِ، وَتَابِعِيهمْ بِإِحْسَانٍ إلى يَوْمِ الدِّين،

اللَّهم أعِزَّ الإسلامَ والمسلمينْ، وأذِلَّ الشركَ والمُشرِكِينْ، وَدَمِّرْ أَعْدَاءَ الدِّينْ، وَانْصُرْ عِبَادَك المُوَحِّدين،

رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا وَلِإِخْوَانِنَا الَّذِينَ سَبَقُونَا بِالْإِيمَانِ وَلَا تَجْعَلْ فِي قُلُوبِنَا غِلّاً لِّلَّذِينَ آمَنُوا رَبَّنَا إِنَّكَ رَؤُوفٌ رَّحِيمٌ

رَبَّنَا ظَلَمْنَا أَنفُسَنَا وَإِن لَّمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِرِينَ

رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ

يَا عِبِادَ اللهِ

إِنَّ اللّهَ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِ وَالإِحْسَانِ وَإِيتَاءِ ذِي الْقُرْبَى

وَيَنْهَى عَنِ الْفَحْشَاءِ وَالْمُنكَرِ وَالْبَغْيِ يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ

“Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder, çirkin işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.”

 

اَقِمِ الصَّلَاة

 

 


83.Hutbe:Bir iyiliği hakir görme
İzlenme : 484

82.Hutbe:En faziletli amel hangisidir ey nebi?
İzlenme : 435

81.Hutbe-İslam’dan çıkartan en tehlikeli on madde
İzlenme : 465

80.Hutbe-Bu yedi hususu biliyor musun?
İzlenme : 510

79.Hutbe-Saklı putlarını kır
İzlenme : 449

78.Hutbe-Cennette nebiyle beraber olacaklar
İzlenme : 314

77.Hutbe-Çocukların kalbine ekilmesi gereken yedi tohum
İzlenme : 310

76.Hutbe-Af ve rahmet peygamberinin hayatından örnekler
İzlenme : 267

75.Hutbe-Tin suresinin düşündürdükleri
İzlenme : 294

74.Hutbe-Fatiha Suresinin düşündürdükleri
İzlenme : 297

73.Hutbe-Niçin okumalıyız?
İzlenme : 308

72.Hutbe-Çağdaş Haçlı Seferleri
İzlenme : 270

71.Hutbe-Din nasihattır
İzlenme : 305

70.Hutbe-Mutluluğa giden yol
İzlenme : 444

69.Hutbe-Lokman’ın oğluna vasiyeti
İzlenme : 381

68.Hutbe-Günahlarımızı unuttuk
İzlenme : 454

67.Hutbe-Ebu Bekir Sıddık (r.a.)
İzlenme : 461

66.Hutbe-Beni işiten var mı?
İzlenme : 477

65.Hutbe:Muharrem ayının fazileti ve bidatleri
İzlenme : 442

64.Hutbe:Allah mı hayırlı yoksa ortak koştuklarınız mı?
İzlenme : 411

63.Hutbe:İbrahim aleyhi selam ve Kavmi
İzlenme : 463

62.Hutbe-2016 Kurban Bayramı Hutbesi
İzlenme : 423

61.Hutbe-Musa’nın Kavmi (2)
İzlenme : 468

60.Hutbe-Musa’nın Kavmi (1)
İzlenme : 388

59.Hutbe:Nuh’un Kavmi
İzlenme : 473

58.Hutbe-Medyen Kavmi
İzlenme : 495

56.Hutbe:Allah beni seviyor mu?
İzlenme : 582

55.Hutbe-Bir yiğit olarak Habibu Naccar
İzlenme : 472

54.Hutbe-Ramazandan sonra ki görevlerim
İzlenme : 443

53.Hutbe-Ramazan bayramı hutbesi (2016)
İzlenme : 549

52.Hutbe-Cennetin sekiz kapısından girenler.
İzlenme : 1347

51.Hutbe-Kadir gecesinin fazileti
İzlenme : 556

50.Hutbe-Cennete girebilmek için 30 sebep
İzlenme : 625

49.Hutbe-Müslüman olmam neyi gerektirir?
İzlenme : 570

48-Hutbe-Ramazan ayını nasıl karşılamalıyız?
İzlenme : 482

47.Hutbe-Ah bu dünya hayatına keşke dönebilseydim
İzlenme : 488

46.Hutbe-Siz ki en hayırlı ümmetsiniz
İzlenme : 472

45.Hutbe-Ben müslümanlardanım.
İzlenme : 495

44.hutbe-Onun ahlakı Kuran’dı.
İzlenme : 455

43.Hutbe-Kuran’ın üç topluluğu
İzlenme : 440

42.Hutbe-Cennetin anahtarları
İzlenme : 443

41.Hutbe-Rasulullah Taif’te.
İzlenme : 476

40.Hutbe-Cehalet şerî bir özürdür
İzlenme : 428

39.Hutbe-Peygamberin hataları tedavi etme yöntemi
İzlenme : 453

38.Hutbe-Cuma gününün faziletleri
İzlenme : 463

37.Hutbe-Kaç ilaha ibadet ediyorsun?
İzlenme : 432

36.Hutbe-Fitneler karşısında nasıl sebat edebilirim?
İzlenme : 431

35.Hutbe-İmanın kaideleri
İzlenme : 490

34.Hutbe-2015 Kurban bayramı hutbesi (İsmai’li anlamak)
İzlenme : 444

33.Hutbe-2015 Ramazan bayramı hutbesi
İzlenme : 441

32.Hutbe-İslam’ın kaideleri
İzlenme : 419

31.Hutbe-İmanın tadına nasıl ulaşabilirim?
İzlenme : 466

30.Hutbe-Firavun Ve Dostları
İzlenme : 428

29.Hutbe-Allah’a ibadet edin tağuttan sakın.
İzlenme : 468

28.Hutbe-Bana nasihat eder misin?
İzlenme : 435

27.Hutbe-Babacığım şeytana itaat etme.
İzlenme : 411

26.Hutbe-Fil suresinin düşündürdükleri
İzlenme : 421

25.Hutbe-Rabbine sığınan yedi gencin öyküsü
İzlenme : 435

24.Hutbe-Gençlere çok seveceği 21 nasihat
İzlenme : 428

23.Hutbe:Bu gidiş nereye?
İzlenme : 446

22.Hutbe-Kurtuluş Kapısı
İzlenme : 429

21.Hutbe-Kıymeti bilinmeyen beş büyük nimet
İzlenme : 426

20.Hutbe:Vakti gelmedi mi?
İzlenme : 428

19.Hutbe-Asr suresinin düşündürdükleri
İzlenme : 410

18.Hutbe-Seni ibadetten alıkoyan nedir?
İzlenme : 407

17.Hutbe-Kurtuluşa eren fırkanın akidesi
İzlenme : 420

16.Hutbe-Sen Allah’ın tanımladığı müslüman mısın?
İzlenme : 433

15.Hutbe-Hevasını ilah edineni gördün mü?
İzlenme : 1032

14.Hutbe Sizi sekar cehennemine ne sürükledi?
İzlenme : 873

2015 Kurban Bayramı Hutbesi-Ubeydullah Arslan
İzlenme : 872

13.Hutbe-Allah’la beraber başka bir ilah mı var?
İzlenme : 852

12.Hutbe-Bugün mülk kimin?
İzlenme : 846

11.Hutbe-Mahşer gününde evin nerede olacak?
İzlenme : 763

10.Hutbe-Allah’a karşı samimi misin?
İzlenme : 709

9.Hutbe-Kıyamet için ne hazırladın?
İzlenme : 768

8.Hutbe-Allah’ı terk edip şeytanları dost edindiler.
İzlenme : 720

7.Hutbe-Şüphesiz ki Sen dosdoğru yola iletirsin.
İzlenme : 744

6.Hutbe-Toplumda ki en yaygın şirkler
İzlenme : 1065

5.Hutbe-Kulluk ancak Allah’a olur
İzlenme : 859

2015 Ramazan Bayramı Hutbesi-Ubeydullah Arslan
İzlenme : 859

4.Hutbe-Dinde bilinmesi gereken Üç Esas
İzlenme : 857

3. Hutbe-La İlahe İlallah’ın anlamı ve şartları
İzlenme : 771

2.Hutbe:"Şirkten Sakındırma"
İzlenme : 862

1.Hutbe: "İlkin Tevhid"
İzlenme : 976
Eklenme : 05/08/2016 23:20 İzlenme : 531
Oylama :     Uyarı : Oy verebilmek için üye girişi yapmanız gerekir
Link :
Yorum : Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız...
Giriş için tıklayınız...




Paylaş Delicious Stumble


Yunus:109 (Ey Muhammed!) Sana vahyolunana uy ve Allah hükmünü verinceye kadar sabret. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.

 

 

 

 

 

 

Davet