Üye Paneli
E-posta :
Şifre :
» Şifremi Unuttum
» Üye Olmak İstiyorum...
Duyuru Listesi
Ad Soyad
E-posta

İstatistik

Bugün : 623
Dün : 2042
Bu Ay : 19143
Geçen Ay : 24883
Toplam : 2924447
 
  » 1.Ders-Şerhu Lumuati’l itikad
    » Görüntülü Dersler » Akide » Şerhu Lumuati’l İtikad/İtikad Parıltıları » 1.Ders-Şerhu Lumuati’l itikad

 

 

 

 

لمعة الاعتقاد الهادي إلى سبيل الرشاد

          Hamd; âlemlerin Rabbine salât ve selam Rasulullah’ın ve ashabının üzerine olsun. Allah izin verirse, bugün sizlerle birlikte, ehl-i sünnet ve’l cemaat akidesinin “isim ve sıfat babıyla” alakalı bir eser üzerinde duracağız. 

           Ayrıca asırların eskimediği kıymetli bir âlimin ve onun tüm zamanların en kıymetli eserlerinden bir eserini işleyeceğiz. Rabbim bizi bu amelimizde başarılı kılsın. 

          Kıyamete yakın dönemde, âlimlerin ruhlarının alınarak ilmin çekileceği sahih hadislerde haber verilmiştir. Âlimler ölünce, ilim tahsiline verilecek kıymette azalacaktır.  Böylece ilim çekilip alınacaktır. Geride kalan ilim ise, kültürden öteye geçmeyen, amelden uzak sadece dilde konuşulan bir boyuta inecektir. Yaşadığımız çağda da sanırım buna şahit oluyoruz. 

    

          İlim; nurdur, insanı karanlıktan aydınlığa çıkartır, cehalet ise onun düşmanıdır. Düşmanı tanımadan, yenmeden dünyada kurtuluşa ermek mümkün değildir.

           Kitabın müellifi: Kitabımızın müellifi, şeyhulislam ebu Muhammed Abdullah ibn Ahmed ibn Muhammed ibn Kudâme ibn Mikdam ibn Nasır ibn Abdullah el-Makdisi’dir. Fakih, zahid, imam, asrının en seçkin alimi, muvaffakiddin ebu muhammed’dir.

            Doğumu: Hicri 541 yılının şaban ayında Filistin’in Nablus şehrinin Cemmâliye köyünde doğdu. 10 yaşında iken ailesiyle birlikte Şam’a hicret etti, Orada Kuran okudu, asrının imamları onun küçük yaşta aldığı ilminden dolayı övdü.

         İlim ancak küçük yaşta alınınca meyve verir, tüm alimlerde evlatlarını küçük yaşta ilim tahsili alması için özen gösterdi. Kuran okudu dedik, sonra hafız oldu,  küçük fıkıh metinlerini ezberledi, burası önemlidir, büyük âlimlerin hayatında iki şey dikkat çeker, bir aile desteği iki Kuran okuma ve ezber. Bu iki şeyi ören çocuk erken yaşta ilimle tanışınca gelecekte büyük bir alim olmaya adaydır. İbn Kudâme ilk ilmini babasından aldı, sonra 561 yılında Bağdat’a gitti.

 

İbn Cevzi’nin torunu İbn Kudame hakkında şöyle demiştir: “ fen ilimlerinde imamdı”

Ömer ibn el-Hâib onun hakkında şöyle demektedir: “O, İmamların imamı, ümmetin müftüsüdür. Nakli ve akli hakikatlerin tümünü öğrenmiştir. Hadis ilmine gelince atını geçen en önde bitirendir, fıkıh’da meydanların galibidir,

Ziya demiştir ki; “Kuran’da ve tefsirde imamdır. Hadis’de ve onun muşkilinde imamdır, fıkıhta imamdır, İhtilaf ilminde imamdır, faraiz ilminde imamdır, Usul fıkıhta imamdır, bu alanda yazdığı “er-Ravdatu” adlı eseri meşhurdur.”

          İbn Kudâme, şeyhul İslam imam ibn Teymiyye, İmam İbn Kayyım, İmam Ahmed, İmam ebu Hanife dediğimizde bu güzide imamların imamlıkları boşuna almıyorlar. Zira onlar ilimlerde büyük bir ustalık, ilmi derinlik ortaya koydukları için elde ediyorlar. Birde bakınız bu alimler ilmin her dalında bariz üstülüklere sahiptirler.

           İbn Neccâr der ki; “hadis ilmini çok güzel bilirdi, ayrıca Arap dilinde de büyük ilmi vardı.” İbn Teymiyye rahimahullah der ki; “Evzai’den sonra Şam’a Şeyh Muvaffakıddin ibn Kudâme’den başka daha fakih kimse girmemiştir.”

Ahlakı ve hayatı: İmam İbn Kudâme rahimahullah çok hayalı/utangaçtı, halimdi, yumuşaktı, mutevaziydi, cömertti, Dünyaya karşı zahiddi. Vakarlıydı. Bunları niçin zikrettik? Alimler ilim tahsil ederken ve öğretirken, ilmin gereği olan edebi, hayayı, cömertliği, mütevaziliği kaybetmemişler, ihlas içinde bireysel ahlaki temellerini muhafaza etmişlerdir. İlim, edepli, ahlaklı olmayı öğretir, öğrenilen şey yaşanmayı gerekli kılar.

Eserleri: ebu Muhammed ibn Kudâme rahimahullah çok kıymetli eserler yazmıştır. Ümmetin neslini aydınltmıştır. Her alime yakışan hayatı, mücadeleyi sergilemiş, geriye ecir kapısının kapanmaması için büyük eserlere imza atmıştır. Eserleri, ıkıh,  hadis, akide, lügat ve usul dalındadır. Hanbeli fıkıhının temel metinlerini ve delillerini en güzel bir şekilde beyan etmiştir. Bu dalda ki en meşhur eseri “el-Muğni şerhu’l Heragi’dir” Hanbeli mezhebinin en meşhur eseridir. Hanbeli mezhebinin şerefi niteliğindedir. Bunun dışında “el-Kâfî” “el-Mugnî” “el-Umde” “er-Ravda” da çok değerli eserleridir.

Ölümü: İbn Kudâme rahimahullah hicri 620’de vefat etmiştir. Allah, ona rahmet etsin, İslam’a ve müslümanlara verdiği katkıdan dolayı mükafatlandırsın.

Kitabın ismi:  لمعة الاعتقاد الهادي إلى سبيل الرشاد Doğru yola ileten itikad pırıltıları”

لمعة demek; yaşamak için yeterli lokma, içeçek ve yiyecektir. Yani seni yaşama ulaştıracak yeterli miktarda ki yiyecektir. Ayrıca لمعة; pırıltı, ışık, nur anlamına gelir. لمعة birde; atın alnında ki beyazlıktır.  Said Nursinin “Lemalar” adlı eseri de لمعة kelimesinden gelir. Alimler ikinci anlamı yani pırıltı, ışık, nur anlamını tercih ederek, kitaba “itikad pırıltıları” anlamını uygun görmüşlerdir.  

            O zaman kitabın başlığı bize şunu öğretir, “seni doğru akideye ulaştıracak yeterli miktarda sahih itikad pırıltıları, ışıkları, nurları” demektir.   

          Kitap, sana asıldan haber verecek, furudan bahsetmeyecektir. İtikad eserleri temeli verir, onun başlığı altında ki detayı zaman zaman vermez, asıl furu dediğimiz aslın altında ki bilgileri kuşatır. İşte bu eserde hadisler ışığında iman etmen gereken asılları verir.

        İtikad; kelimesi akd kökünden mastardır, kelimenin kökü

اعْتَقَدَ يَعْتَقِدُ اعْتِقَادًا şeklinde gelir. İtikad; افْتِعَال gelen mastardır.

          Akd sözlükte mana olarak; bağlamak, düğümlemek ve kenetlemektir. Istılahta ise; kalbin kenetlendiği, bağlandığı, düğümlendiği itikad demektir.

 

           Peki itikad ama hangi şey hakkında itikad? Ehl-i sünnet ve’l cemaat akidesine ileten itikattır. İtikadın konusu nedir? İtikadın konusu; iman ve onun esasları, onun başlığı altında iman edilmesi gereken konulardır. Yani; Allah’a, meleklerine, kitaplarına, ahiret gününe, hayrıyla şerriyle kadere iman etmek, cennete-cehenneme-hesap gününe, yeniden dirilişe, mizana, defterlere, İsa’nın nüzulüne, Allah’ın isim ve sıfatlarına…Kuran’ın, Rasulullah’ın, ashabın iman ettiği gibi iman etmeye davet eden sahih akidedir.

         Akide’nin bilgi kaynağı nakildir, nastır.   Zira akidenin üzerinde durduğu konular akılla bilinmeyenlerdir. Akide’de akla mecal yoktur. Akıl; gaybı bilemez. Bu durumda sahih, hakka ileten akide ancak nasların servis ettiği tepsiden alınır.

 

 

 

 

 

 

 

          Müellif eserini لمعة الاعتقاد الهادي إلى سبيل الرشاد “sahih/doğru akideye ileten itikad pırıltıları” demekle güzel bir başlık seçmiştir.  Böylece sahih akidenin hakka ilettiğini haber vermektedir. Malumdur; akide insanı hakka da iletir, batıla da.

             Batıl akide; İnsanı; naslardan uzaklaştıran, akla mahkûm eden, sapıklığı ve inkâr yolunu aşılayan akide ye batıl akidedir. Sahih akide ise, İnsanı; Rabbinin ve Resulünün haber verdiği konulara naslar ışığında iman etmeye çağıran ehl-i sünnet akidesine sahih akide denir.  İşte bu noktada müellif bizlere sahih akidenin yolunu gösterecek böylece sapık batıl akidelerden de sakındıracaktır.  

Kitabın konusu: Kitap, akide ilminin isim ve sıfat konusuna ehl-i sünnet ve’l cemaat penceresinden değiniyor.  Kitap, hicri 6. Yılın sonunda sapık ve bidat itikadi fırkalar artınca onlara yönelik reddiyeler yazıldı. Onlardan biri de bu eser oldu.  

Bu dersimizde inşallah İbn Kudâme’nin kıymetli eseri “”lumuatu’l İtikad” adlı eserinin metninden başlayacağız, daha öncede söylemiştik, bu eser; ehl-i sünnet akidesinin isim ve sıfat babını içine alan hadisler ışığında sahih akideyi öğreten kıymetli bir eserdir. Akide alimleri her zaman olduğu gibi kuran ve sünnet göz önünde bulundurarak akide eserleri kaleme almıştır. Akidenin bilgi kaynağı; Kuran ve sahih sünnettir. Akla, imkan verilmemiştir. Zira akıl gaybı bilemez. Bu eser; sapık batıl fırkalara cevap vermek amacıyla yazılmış kıymetli bir eserdir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Eklenme : 21/08/2016 19:56 İzlenme : 433
Oylama :     Uyarı : Oy verebilmek için üye girişi yapmanız gerekir
Link :
Yorum : Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız...
Giriş için tıklayınız...




Paylaş Delicious Stumble


Yunus:109 (Ey Muhammed!) Sana vahyolunana uy ve Allah hükmünü verinceye kadar sabret. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.

 

 

 

 

 

 

Davet