Üye Paneli
E-posta :
Şifre :
» Şifremi Unuttum
» Üye Olmak İstiyorum...
Duyuru Listesi
Ad Soyad
E-posta

İstatistik

Bugün : 271
Dün : 1423
Bu Ay : 27851
Geçen Ay : 30764
Toplam : 2691021
 
  » 68.Hutbe-Günahlarımızı unuttuk
    » Görüntülü Dersler » Hutbeler » 68.Hutbe-Günahlarımızı unuttuk

 

 

GÜNAHLARIMIZI UNUTTUK

Ubeydullah Arslan

إِنَّ الْحَمْدَ لله نَحْمَدُهُ وَنَسْتَعِيْنُهُ وَنَسْتَغْفِرُهُ، وَنَعُوْذُ بالله مِنْ شُرُورِ أَنْفُسِنَا وَمِنْ سَيِّئَاتِ أَعْمَالِنَا، مَنْ يَهْدِهِ اللهُ فَلَا مُضِلَّ لَهُ وَمَنْ يُضْلِلْ فَلَا هَادِيَ لَهُ، وَأَشْهَدُ أَنْ لَا إله إلا الله وَحْدَهُ لَا شَرِيْكَ لَهُ، وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُوْلُهُ.

أَمَّا بَعْد فإنَّ أَصْدَقَ الْحَدِيثِ كِتَابُ اللهِ، وَخَيْرَ الْهَدْيِ هَدْيُ محمدٍ صَلَّى الله عليه وسلَّم، وَشَرَّ الْأُمُورِ مُحْدَثَاتُهَا، وَكُلَّ مُحْدَثَةٍ بِدْعَةٌ، وَكُلَّ بِدْعَةٍ ضَلَالَةٌ، وَكُلَّ ضَلَالَةٍ فِي النَّارِ

            Bizleri hidayete ulaştıran, tevhidle tanıştıran, nimetleriyle donatan, bizleri en güzel resulle müjdeleyen, son dinle yollarını gösteren, Kuranla kalplerimizi aydınlatan Allah’a hamd olsun.

           Salat ve selam Resullerin sonuncusu, gözlerin nuru, kaplerin sevgilisi, önderlerin en büyüğü olan Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in ve seçkin tahir ashabının üzerine olsun.

           Bugünkü hutbemizin konusu “Günahlarımızı unuttuk.” Bu hutbemde, “günahlarımıza, bizden önce ki örnek Müslüman önderlere ve hayatlarına ” değineceğim.

 

                         Bugün birçok Müslümanın günahlarından korkmadığını, Onlardan kurtulmanın yolunu aramadığını, sözünü ve amelini İslam’a göre ayarlamadığını, günah işlerken korkmadığını, en acımasız günahlara yöneldiğini söylesem;  abartmış olmam ve insaf kuralını çiğnemiş sayılmam. Çünkü yaşadığımız gerçekler bunu ispat eder.

               En basitinden son 3 ay içinde yaşanan iki cinayeti sizlere örnek verebilirim. Biri 3,5 yaşında tecavüz edilip öldürülen ırmak, diğeri, 12 yaşında annesinin dostu tarafından öldürülen Beratcan adında ki genç çocuk. Anne dostuyla yaşadıkları gayri ahlaki yaşantıları ayıplayan kimselere, utanmadan ayıplıyordu, yaptığının günah ve suç olmadığını savunabiliyordu, hatta herkesin bunu yaptığını ileri sürerek günahı umumlaştırıyordu.

                   Günahlarımızı savunan, onunla gurur duyan, sevdirmeye çalışan ve utanmadan günahlarımızı savunmaya geçen bir bireye ve topluma dönüştürüldük. Cinayet ve zina artık basit görülmeye başlandı. Suçlara karşı caydırıcı olan şerî kanunların yerine batılı kanunları hâkim kıldık.  

                  Her azanın günaha ileten yönleri vardır. Elin, dilin, gözün, kulağın ve ayağın günahları vardır. Bunlara sahip çıkmazsak bizleri mücrim eder, zani eder, katil eder, hayâsız eder, rezil eder, cehenneme sürükler, insanlıkta çıkartır, seri katil eyler, mutluluktan mahrum eder.

                   Dilin günahı; yalan söylemek, gıybet etmek, alay etmek, batılı övmek, şirke ve harama davet etmektir.

                   Elin günahı; hakka karşı kullanmak, haksız yere öldürmek, çalmak, caiz olmayan şeyi yazmak, haramı yaymak, dağıtmak, kadınlarla tokalaşmak ve ötesini yapmak.

                   Gözün günahı; harama bakmak, caiz olmayan şeyi okumak, batılı korumaktır. Kulağın günahı; Haram şeyi dinlemek, gıybeti dinlemektir.

                 Ayağın günahı; harama doğru yürümek, batıl için yorulmak, zalimi ziyaret etmek, günah için sefere çıkmaktır.

                   Eğer bugün işlediğimiz günahlarımızın kokusu olsaydı kimse dünyada yan yana oturamazdı, fakat Allah günahlarımızı örttü, bizi temiz kıldı, hesabını mahşere bırakdı, günahlarımızın hesabını bizden mahşer gününde soracaktır. Kimin günahı ağırsa yükü ağırdır, kimin ecri ağırsa mükâfatı değerlidir. Rabbim bizleri affetsin. Bizden önce gelen selefimiz, imamlarımız, salih önderlerimiz acaba nasıl yaşıyordu bizler nasıl yaşıyoruz?

                  Müslümanlar, bugün günahlarını unuttu, imanları zayıfladı, düşman bu yüzden daha güçlü saldırıyor, kuru dalı herkes kırar, kırık testi her zaman su akıtır, düşman her zaman imanı zayıf mümini kollar.

                Bugün Müslümanlar sabah namazına kalkmıyor, birçoğu beş vakit namazı kılmıyor, şarkıcıları, türkücüleri dinliyor. Maçlar seyrediyor. Market market dolanıyor. Vaktini eğlence merkezlerine, alış veriş yapılan marketlere ve parklara veriyor.

                 Bu nedenle de iman zayıfladı, takva kalmadı, dua unutuldu, yapılan günahlar unutuldu, sadaka terk edildi, hayırlı çalışmalar durduruldu, batıl sevildi, harama koşmaya başlandı. Hayatımız; İslam’ın değer yargılarından uzak. Evlatlarımız, evlerimiz, aile düzenemiz, iş hayatımız islam üzere bina edilmiyor. Gözle görülen günahlara karşı duyarsız olanlar, acaba gözle görülmeyen kalbin günahlarını akıllarına getirebilirler mi?

              Evimize, namaz uğramıyor, dua uğramıyor, oruç uğramıyor, Kuran uğramıyor. Aylar ve yıllar geçiyor evimizde namaz kılınmıyor, Kuran okunmuyor, dua edilmiyor, ilim dersleri yapılmıyor, hayırlı işlere adım atılmıyor.

               Günahlarımıza karşı direnecek bir iman duygumuz yok. Günah işliyoruz farkında değiliz yahut günaha karşı duracak bir iman taşımıyoruz. Kalbimiz o kadar katılaşmışki işlenen günaha karşı nefret duymuyor. Günahlarımızı terk etmek için bir çabamız yok. İyilik yolunu, af yolunu ve hayırlı amel yolunu kazanmak için özel bir çabamız yok.  

              İman zayıfladı, günaha karşı nefret duymuyor, her gün daha günahkâr bir birey haline dönüyoruz.

                Birçoklarımız Kuran’dan ve Sünnetten uzak bir sohbete alıştırılmış. Dini sohbet yapan kişilerden hikâye, menkıbe, hurafe bilgi, asılsız rivayetler bekliyoruz. Vaazlar, hutbeler ve ilmi dersler kalbimize tesir etmiyor. Namazda olsun hutbe anında olsun dünyalıklarımız ve işimiz hakkında kafamızda atıp tutuyoruz, geleceğin hesabını ibadet esnasında yapmaya çalışıyoruz. Günahlarımızı unuttuk, İman zayıfladı.

                 Yavrularımız göz göre göre şirke, küfre, harama, günaha ve kötü yollara sevk ediliyor. Okulların önü uyuşturucu satıcılarının marketi haline dönmüş. Kızlarımız, dizilerle ve evlilik programlarıyla uyutuluyor. İlim ve davet yolunda verilmesi gerken vakitler; eğlenmeye, yemeye, içmeye, gezmeye ve boş şeylere veriliyor.

                  Babalar/anneler, evlatlarına ve kızlarına örnek olmuyor. İslam, akıllarına sadece kabirde, hastanede ve cenazade geliyor. Kuran sadece dediğim yerlerde okunuyor. Kuran, hayatın damarlarından alınmış, bir kçşeye park eden arabalar gibi duvarlara ve nakışlı kumaştan yapılan kuran çantalarına park edilmiş. Kuran’a bunu reva görmemiz doğru mudur? Günahlarımızı unuttuk, imanımız zayıfladı, düşmanlarımız gücümüzü ve dirliğimizi bozmak için tuzaklar kuruyor.

            Gece hayatımız, eğlenceden, maç izlemekten, net başında vakit öldürmekten başka bir şey değil. Her gün bir yerde buluşma, yeme ve içmeden başka bir toplantı içinde değiliz.

                 Günahlarımızı unuttuk, çektiğimiz kredi günah değil mi? Kılmadığımız namaz günah değilmi? Terk etiğimiz Kuran’a sırt dönmemiz günah değil mi? Terbiye etmediğimiz evlatlarımızın hataları günah değil mi? İçki içen, namaz kılmayan ve haram yiyen kimseleri dost edinmemiz günah değil mi?

                    Bir gün Hasan el-Basrî gece uyurken birdenbire uykusundan uyandı, ağlamaya başladı, saatlerce ağladı, ailesi de uyandı, halini gören ailesi de onunla beraber ağladı, sonra ona seni ağlatan nedir diye soruldu. Şöyle dedi: “bir günahımı hatırladım, bu yüzden ağladım.”

              Bakınız bizden önce gelen selef imamlarımız; geçmişte işlediği bir günah için uykusunu bölüyordu. Bundan dolayı ağlıyordu. İmanın alametine şahit olduk mu?

                  Şimdi biz her gün günah işliyoruz bundan tövbe etmiyoruz, rahatsız olmuyoruz. Birçokları günahlarını açıktan işliyor. Günah işlerken gülüyor, seviniyor, insanları ona davet ediyor.

 

                   Ey günahıyla sevinen, gülen, onunla insanları ona davet eden zavallı, Ey günahıyla kardeşini/arkadaşını saptıran insan! Rabbinin seni yerin dibine batırmasına ne kadar eminsin, Rabbinin sana müddet verdiğini bilmez misin? Allah bu gibi Salihler hakkında ne buyuruyor:

 

“De ki; büyük günün azabından dolayı Rabbime asilik etmekten/günah işlemekten korkarım,” (Enam-15)

                   Hasan el-Basri Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’den şöyle bir rivayette bulundu, “Adamın biri ateşten 1000 yıl kaldıktan sonra çıkar” Düşünün adamın biri 1000 yıl cehennemde kalır, sonra Allah’ın rahmetiyle cennete girer. Bu rivayeti nakleden Hasan el-Basri hüzün ve ağıt içinde “Ben O adam olmak isterdim çünkü nihayetinde cennete girmek vardır” demiştir. Sanki cehennem onun için yaratılmış gibi ondan korkuyordu ve ağlıyordu.

              İmam Malik rahimahullah bir gün gece ansızın uyandı,  sakalını tuttu ve hüzün içinde şöyle dedi: “Ya Rabbi, cennete gireni ve cehenneme gireni bilirsin Malik hangisindedir? İşte imamlarımız, önderlerimiz böyleydi. Biz uykudan uyanarak bu sorulara sormayalım, uyanıkken soralım, acaba yerimiz nerededir?

              Günahlarımızı unuttuk, imanımız zayıfladı, düşmanımız saldırmak için hazır bekliyor, gençliğimiz ve evimiz yanıyor, hayırdan uzaklaştı batıla koşuyor.

                Allah bizim günahımızdan, gafletimizden, asliğimizden gafil sanıyoruz, O her dediğimizi, her amelimizi ve her düşüncemizi ayrıntılı bir şekilde biliyor. İnsan o gün yaptığını hatırlayacaktır.

                  Hatım el-asım bir gün ikindi vaktinde daldı ve mescide gittiğinde ikindi namazı bitmişti, bir kçşeye çekildi, ağladı, cemaaat yanından geçerken ona geçmiş olsun deyip bir yakını ölmüş gibi taziyede bulundu, bu sefer ağıtları daha da arttı, seni ağlatan şey nedir diye soruldu? O şöyle dedi: “Kaçırdığım bir vakit namaz olumun ölümünden daha acıdır”

                  Bizimle onların arasında ki farkı gördük mü? O diyarın sakinleriyle bu diyarın sarhoşları arasındaki farkı gördük mü? Cennete göz dikenlerle cehennemi parasıyla satın alanların arasında ki farkı gördük mü?

                 Batılın uğrunda koşanlarla bir vakit namazlarını kaçırdığı için ağlayanların arasında ki farkı gördük mü? Hayatını namaza, dine, Kuran’a, sünnete, evlatlarını terbiye etmeye ve davet yoluna adanlarla hayatlarını boş şeylere feda edenlerin arasında ki farkı gördük mü?

        Muhammed ibn el-Munkedir, Kuran okuyunca ağlar, ağlaması devam eder, bir türlü sakinleşmezdi. Bir gün yine çok ağladı, ailesi onu teskin edemedi, onu seven birini sakinleştirmesi için davet ettiler adı ibn Hazm’dı. İbn Hazm, Ya şeyh ne oldu, neden bu kadar ağlıyorsun, ailen senin adına korkmaya başladı, neden ağlıyorsun dedi, Muhammed el-Munkedir beni ağlatan şu ayet dedi ve okumaya başladı:

“Oysa onların hiç hesaba katmadıkları şeyler, Allah’tan kendileri için açığa çıkmıştır.” (Zümer-47)

                   Bakınız şeyh, dünyada yaptığı hasenetların mahşer gününde karşısına boşa gitmiş ameller olarak sunulmasından, uçup gitmesinden korkuyordu. Şimdi bizler bir hutbe dinlemekle, 2 sayfa Kuran okumakla, Cuma namazı kılmakla, bayram namazına gitmekle, nefsimiz için kestiğimiz kurbanla Firdevs cennetine gireceğimizi sanıyoruz?

                   Peki ya namaz kılmayanlar ne yapmalı? Kuran okumasını bilmeyenler ne yapmalı? Sabah namazına kalkmayanlar ne yapmalı? Peki haram yiyenlere ne demeli? İçkiciyi/kumarcıyı dost edinenlere ne demeli?

 

 

               İbn Kesir bidaye ve nihaye adlı eserinde nakleder, Bir genç vardı, Kuran’ın hepsini ezberlemişti, cihada çıkmıştı, en ön saflarda cihad ederdi, insanlara namaz kıldırırdı, arlarında Kuran okurdu, mücahidlere dinin temellerini öğretirdi,  Müslümanlar onu çok severdi. Bir gün Rum beldesine cihada çıktılar, Rum kalesini kuşattılar, bu genç hacetini gidermek için saftan ayrıldı, ıssız bir yerde hacetini giderdi, tam oradan ayrılırken bir rum genç kızını gördü, ona tutuldu. Bir daha baktı bu sefer âşık oldu, güzelliğine vuruldu, kıza yaklaştı onunla konuştu, bakınız ilk bakış lezzete, ikinci bakış aşka, aşk konuşmaya taşıdı. Genç, seninle nasıl evlenebilirm dedi? Kız dinime teslim olur Hristiyan olduğunu ilan edersen dedi. Genç kalenin kapısını çaldı, içeri girdi, dinden döndüğünü ve Hristiyan olduğunu ilan etti. Daha az önce namaz kıldıran imamdı, Kuran öğreten muallimdi, cihadın en ön safındaydı, nasıl oldu? Bir günaha meyille kalbi bozuldu. Artık hristiyandı. Müslümanlar onu çok aradılar fakat bulamadılar. Onun ya esir alındığına yahut öldürüldüğüne inandılar. Sonra Müslümanlar beldelerine hüzünle döndüler.

                 Müslümanlar; bir sene sonra aynı yeri tekrar kuşattılar, kalenin önünde bir genç gördüler, en ön safta Hristiyan sancağını yükseltiyordu. Bu genç geçen yıl dinden dönen gençti. Müslümanlar ona seslendi, hani sen Kuran hafızıydın, imamdın, namaz kıldırırdın diye seslendiler. Genç ben Kuran’ın tüm ayetlerini unuttum ancak bir ayeti unutamadım o da şudur dedi:

“İnkâr edenler zaman zaman, keşke biz de müslüman olsaydık, diye arzu ederler.” (Hicr-2)

             Bu genç; Müslüman olamanın hasretiyle kıyamete kadar bunun acısını çekti, küfür üzere yaşadı. Bu yüzden müslüman hamd olsun namaz kılıyorum, oruç tutuyorum, Kuran okuyorum demekle cennete girilmiyor, her gün her saat imanı korumak, Müslüman cemaatle birlikte olmak gerekiyor.

                Müslüman davetçi bir kardeşimiz anlatıyor. Bir gün bir erkek gençle kız ele ele tutuşmuş geziyordu, onları bundan men etmek, Allah’a davet etmek, günahtan alıkoymak istedim, onlara yaklaşınca kız korktu kaçtı, gence selam verdim, onunla konuşmak istediğimi söyledim izin aldım, genç izin verdi. Ona bu yaptığının haram olduğunu, Allah’ın bizleri böyle boş şeyler için yaratmadığını, onun verdiği hayatı hayırda kullanmak gerektiğini, aklımızı başımızı toplayıp dünya hayatında ecirler kazanmak gerektiğini ve uzun uzun hayırlı amellere davet ettim. Genç bunları anlatırken ağladı, yaptığından pişmanlık duydu, telefonumu istedi, telefonumu verdim, o da bana telefonunu verdi.

 

                 Yanından dua ile ayrıldım. Aradan birkaç hafta geçti, genci hatırladım ve telefonla aradım, davet ettiğim genç telefonuma cevap verdi, kendimi hatırlattım, hemen hatırladı, beni hakka davet eden kardeşimsin dedi, namaza başladığını, Kuran okuduğunu, dualar ettiğini, zikirler yaptığını ve eski günlerini terk ettiğini nakletti. Sevindim, hemen buluşalım dedim ve haftaya bugün ikindiden buluşalım dedim, gün geldi, fakat ben gecikmeli de olsa onun evine ziyarete gittim, evin kapısını çaldım, karşıma bir amca çıktı, içerisi kalabalıktı, genci sordum, bana onun 1 saat önce defnedildiğini, kendisinin de babası olduğunu söyledi. Beni sordu, ben de durumu anlattım, gencin babası başımdan öperek Allah senden razı olsun oğlumu ateşten kurtardın dedi. Oradan hüzünle ayrıldım.

                      Ey kardeşim, yarına, haftaya, seneye çıkmaya garantimiz yoktur, ne yaparsak bugün yaparız, yarına güvenmeyelim, şeytan bizi sürekli salih amelden, duadan alıkoyacaktır, hayırdan mahrum etmeye çalışacaktır. Günahlarımızı hatırlayalım, imanımızı güçlendirelim, gel bir de namazı dene, tövbe etmeyi dene, hakkı sevmeyi, Kuran okumayı dene, öyle ya her şeyi denedin, her şeyi tattın, fakat birde bu dediğim salih amelleri dene..

 

 

Peki günaha yönelmemek için ne yapmalıyım?

1-Tövbeye ve istiğfara yönelelim

2-Yalnız kaldığımız zaman Allah korkusunu düşünelim.

3-Cemaat içinde olup salih arkadşalar edinelim.

4-Kuran okuyup dua edip kötü arkadaştan uzak duralım.

5-Salih amellerimizi asla terk etmeyelim.

 

بارَكَ اللهُ لِيْ وَلَكُمْ في القرآنِ العَظيمِ،

وَنَفَعَنِيْ وَإِيَّاكُمْ بِمَا فِيهِ مِنَ الآياتِ وَالذّكْرِ الْحَكِيمِ،

أَقُولُ قَوْلِي هَذَا، وَأَسْتَغِفِرُ اللهَ لِي وَلَكُم وَلِسَائِرِ المسلمينَ مِنْ كَلِّ ذَنْبِ فَاسْتَغْفِرُوهُ، إِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّحِيم

Otur.

 

الحمد لله حمدًا طيبًا كثيرًا مباركًا فيه كما يحب ربنا ويرضى، أحمده وأشكره، وأتوب إليه وأستغفره،

 

فَاتَّقُوا اللهَ -أَيُّهَا المُؤمِنُونَ- وَكُونُوا مَعَ الصَّادِقِينَ،

 

وَأَطِيعُوا اللهَ وَالرَّسُولَ لَعَلَّكُم تُرحَمُونَ

 

إِنَّ اللَّهَ وَمَلَائِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيماً

 

اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ، وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ، كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ، وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ، إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ، اللَّهُمَّ بَارِكْ عَلَى مُحَمَّدٍ، وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ، كَمَا بَارَكْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ، وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ، إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ

 

وَارْضَ اللَّهُمَّ عن خُلَفَائِهِ الرَّاشِدِينْ: أَبِي بَكْرِ، وعمرَ، وعثمانَ، وعليٍّ؛ وعَن سَائِرِ أَصْحَابِ نَبَيِّكَ أَجْمَعَينِ، وَعَنِ التَّابِعِينِ، وَتَابِعِيهمْ بِإِحْسَانٍ إلى يَوْمِ الدِّين،

اللَّهم أعِزَّ الإسلامَ والمسلمينْ، وأذِلَّ الشركَ والمُشرِكِينْ، وَدَمِّرْ أَعْدَاءَ الدِّينْ، وَانْصُرْ عِبَادَك المُوَحِّدين،

 

رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا وَلِإِخْوَانِنَا الَّذِينَ سَبَقُونَا بِالْإِيمَانِ وَلَا تَجْعَلْ فِي قُلُوبِنَا غِلّاً لِّلَّذِينَ آمَنُوا رَبَّنَا إِنَّكَ رَؤُوفٌ رَّحِيمٌ

 

رَبَّنَا ظَلَمْنَا أَنفُسَنَا وَإِن لَّمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِرِينَ

رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ

 

يَا عِبِادَ اللهِ إِنَّ اللّهَ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِ وَالإِحْسَانِ وَإِيتَاءِ ذِي الْقُرْبَى

وَيَنْهَى عَنِ الْفَحْشَاءِ وَالْمُنكَرِ وَالْبَغْيِ يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ

 

“Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder, çirkin işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.” اَقِمِ الصَّلَاة

 

 


83.Hutbe:Bir iyiliği hakir görme
İzlenme : 374

82.Hutbe:En faziletli amel hangisidir ey nebi?
İzlenme : 320

81.Hutbe-İslam’dan çıkartan en tehlikeli on madde
İzlenme : 359

80.Hutbe-Bu yedi hususu biliyor musun?
İzlenme : 397

79.Hutbe-Saklı putlarını kır
İzlenme : 345

78.Hutbe-Cennette nebiyle beraber olacaklar
İzlenme : 248

77.Hutbe-Çocukların kalbine ekilmesi gereken yedi tohum
İzlenme : 234

76.Hutbe-Af ve rahmet peygamberinin hayatından örnekler
İzlenme : 201

75.Hutbe-Tin suresinin düşündürdükleri
İzlenme : 222

74.Hutbe-Fatiha Suresinin düşündürdükleri
İzlenme : 236

73.Hutbe-Niçin okumalıyız?
İzlenme : 238

72.Hutbe-Çağdaş Haçlı Seferleri
İzlenme : 200

71.Hutbe-Din nasihattır
İzlenme : 241

70.Hutbe-Mutluluğa giden yol
İzlenme : 382

69.Hutbe-Lokman’ın oğluna vasiyeti
İzlenme : 338

67.Hutbe-Ebu Bekir Sıddık (r.a.)
İzlenme : 390

66.Hutbe-Beni işiten var mı?
İzlenme : 403

65.Hutbe:Muharrem ayının fazileti ve bidatleri
İzlenme : 396

64.Hutbe:Allah mı hayırlı yoksa ortak koştuklarınız mı?
İzlenme : 346

63.Hutbe:İbrahim aleyhi selam ve Kavmi
İzlenme : 391

62.Hutbe-2016 Kurban Bayramı Hutbesi
İzlenme : 355

61.Hutbe-Musa’nın Kavmi (2)
İzlenme : 396

60.Hutbe-Musa’nın Kavmi (1)
İzlenme : 327

59.Hutbe:Nuh’un Kavmi
İzlenme : 400

58.Hutbe-Medyen Kavmi
İzlenme : 418

57.Hutbe-Semud Kavmi
İzlenme : 455

56.Hutbe:Allah beni seviyor mu?
İzlenme : 482

55.Hutbe-Bir yiğit olarak Habibu Naccar
İzlenme : 406

54.Hutbe-Ramazandan sonra ki görevlerim
İzlenme : 372

53.Hutbe-Ramazan bayramı hutbesi (2016)
İzlenme : 476

52.Hutbe-Cennetin sekiz kapısından girenler.
İzlenme : 1282

51.Hutbe-Kadir gecesinin fazileti
İzlenme : 487

50.Hutbe-Cennete girebilmek için 30 sebep
İzlenme : 529

49.Hutbe-Müslüman olmam neyi gerektirir?
İzlenme : 492

48-Hutbe-Ramazan ayını nasıl karşılamalıyız?
İzlenme : 409

47.Hutbe-Ah bu dünya hayatına keşke dönebilseydim
İzlenme : 426

46.Hutbe-Siz ki en hayırlı ümmetsiniz
İzlenme : 398

45.Hutbe-Ben müslümanlardanım.
İzlenme : 423

44.hutbe-Onun ahlakı Kuran’dı.
İzlenme : 387

43.Hutbe-Kuran’ın üç topluluğu
İzlenme : 372

42.Hutbe-Cennetin anahtarları
İzlenme : 378

41.Hutbe-Rasulullah Taif’te.
İzlenme : 396

40.Hutbe-Cehalet şerî bir özürdür
İzlenme : 356

39.Hutbe-Peygamberin hataları tedavi etme yöntemi
İzlenme : 391

38.Hutbe-Cuma gününün faziletleri
İzlenme : 392

37.Hutbe-Kaç ilaha ibadet ediyorsun?
İzlenme : 365

36.Hutbe-Fitneler karşısında nasıl sebat edebilirim?
İzlenme : 359

35.Hutbe-İmanın kaideleri
İzlenme : 415

34.Hutbe-2015 Kurban bayramı hutbesi (İsmai’li anlamak)
İzlenme : 374

33.Hutbe-2015 Ramazan bayramı hutbesi
İzlenme : 371

32.Hutbe-İslam’ın kaideleri
İzlenme : 357

31.Hutbe-İmanın tadına nasıl ulaşabilirim?
İzlenme : 397

30.Hutbe-Firavun Ve Dostları
İzlenme : 355

29.Hutbe-Allah’a ibadet edin tağuttan sakın.
İzlenme : 399

28.Hutbe-Bana nasihat eder misin?
İzlenme : 365

27.Hutbe-Babacığım şeytana itaat etme.
İzlenme : 342

26.Hutbe-Fil suresinin düşündürdükleri
İzlenme : 350

25.Hutbe-Rabbine sığınan yedi gencin öyküsü
İzlenme : 362

24.Hutbe-Gençlere çok seveceği 21 nasihat
İzlenme : 358

23.Hutbe:Bu gidiş nereye?
İzlenme : 364

22.Hutbe-Kurtuluş Kapısı
İzlenme : 363

21.Hutbe-Kıymeti bilinmeyen beş büyük nimet
İzlenme : 358

20.Hutbe:Vakti gelmedi mi?
İzlenme : 360

19.Hutbe-Asr suresinin düşündürdükleri
İzlenme : 336

18.Hutbe-Seni ibadetten alıkoyan nedir?
İzlenme : 345

17.Hutbe-Kurtuluşa eren fırkanın akidesi
İzlenme : 353

16.Hutbe-Sen Allah’ın tanımladığı müslüman mısın?
İzlenme : 363

15.Hutbe-Hevasını ilah edineni gördün mü?
İzlenme : 959

14.Hutbe Sizi sekar cehennemine ne sürükledi?
İzlenme : 810

2015 Kurban Bayramı Hutbesi-Ubeydullah Arslan
İzlenme : 811

13.Hutbe-Allah’la beraber başka bir ilah mı var?
İzlenme : 784

12.Hutbe-Bugün mülk kimin?
İzlenme : 780

11.Hutbe-Mahşer gününde evin nerede olacak?
İzlenme : 698

10.Hutbe-Allah’a karşı samimi misin?
İzlenme : 637

9.Hutbe-Kıyamet için ne hazırladın?
İzlenme : 707

8.Hutbe-Allah’ı terk edip şeytanları dost edindiler.
İzlenme : 651

7.Hutbe-Şüphesiz ki Sen dosdoğru yola iletirsin.
İzlenme : 679

6.Hutbe-Toplumda ki en yaygın şirkler
İzlenme : 973

5.Hutbe-Kulluk ancak Allah’a olur
İzlenme : 793

2015 Ramazan Bayramı Hutbesi-Ubeydullah Arslan
İzlenme : 795

4.Hutbe-Dinde bilinmesi gereken Üç Esas
İzlenme : 776

3. Hutbe-La İlahe İlallah’ın anlamı ve şartları
İzlenme : 708

2.Hutbe:"Şirkten Sakındırma"
İzlenme : 793

1.Hutbe: "İlkin Tevhid"
İzlenme : 906
Eklenme : 12/11/2016 14:40 İzlenme : 376
Oylama :     Uyarı : Oy verebilmek için üye girişi yapmanız gerekir
Link :
Yorum : Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız...
Giriş için tıklayınız...




Paylaş Delicious Stumble


Yunus:109 (Ey Muhammed!) Sana vahyolunana uy ve Allah hükmünü verinceye kadar sabret. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.

 

 

 

 

 

 

Davet