Üye Paneli
E-posta :
Şifre :
» Şifremi Unuttum
» Üye Olmak İstiyorum...
Duyuru Listesi
Ad Soyad
E-posta

İstatistik

Bugün : 287
Dün : 522
Bu Ay : 17921
Geçen Ay : 9524
Toplam : 2898342
 
  » Tunus Nahda Hareketinin ve Gannuşi’nin zor sınavı-Ubeydullah Arslan

 

        TUNUS NAHDA HAREKETİNİN VE GANNUŞİ’NİN ZOR SINAVI
Ubeydullah Arslan
 
    Tunus İslami Hareketi “Hareketu’n Nahda” Burgiva döneminden kalma eski Tunus Anayasasında yazılı olan “Tunus devletinin dini islam’dır” maddesini onaylarken, “Tunus devletinin anayasası İslam Şeriatına dayanır” maddesini de ülke şartlarını ve insan haklarını iddia ederek reddetti.  
        Bu tehlikeli çıkış İslam dünyasında olumsuz yankı oluşturdu. Bu ilginç ve insan haklarını hiçe sayan karar eleştirildi, bir çok alim, siyasi, eğitimci kan dondurucu kararı ayıpladı. Tunus’un yeni yönetimi daha çok İslamcı siyasilerin elinde.
   İslamcı cephe hükümette ekseriyeti elinde bulunduruyor. Ancak buna rağmen kendini özgür göremiyor. Yeni devrilen nizamın değişik özgürlük taleplerini göz ardı etmiyor. Bu siyasi güç, Tunus halkının farklı duygularını, siyasi temeyyüllerini, insan hak ve hürriyetlerini ileri sürerek zor bir karar aldığını ifade ediyor.
     Tunus Nahda hareketinin genel sekreteri Gannuşi basına yaptığı bir konuşmada  “Tunus Nahda hareketinin seçim kampanyasında İslam şeriatını uygulama gibi bir garantisi yoktu. İlk öncelik daha önce tabir ettiği gibi herhangi bir esasa dayanmadan her vatandaşın özgürlüğünü temin eden bir demokratik düzende kalmaktı. İslam şeriatını uygulama meselesi toplumda ihtilaflı kapalı,, karışık bir meseledir. Üstelik bu meselede farklı eğilimler arasında bir mutabakat söz konusu değildir.”dedi.
     Gannuşi’yi böyle bir konuşmaya iten temel sebep toplumsal dokunun farklı desenleridir. Tunus halkının taşıdığı haritanın muhtelif elvanları ve katmanlarıdır. Ülke; tek tip bir yapı görünümü vermiyor aksine laiklerin, solcuların, liberallerin de olduğu çeşitli siyasi gruplar vardır. Bu süreçte demokratik yapıyı korumayı zamanla gelişmelere göre değişmeyi amaçlıyorlar. Bu düşüncelerine referans olarak da Türkiye modelini örnek alıyorlar.
      Gannuşi’nin basın açıklamasını anlamak için okudum, art niyetler taşımadım, onu severim de.. ancak Gannuşi halkın tepkisini çekmemek için böyle düşünürken İslamcıları küstürüyor. Üstelik %40 oranında ki kitlesel seçmenine sırt dönüyor. Onların taleplerini çiğniyor!!! Öyle ki insan hak ve hürriyetini öne çıkaran Gannuşi; Selefi Hareketin mensuplarına sert davranıyor. Onların toplumsal taleplerini göz ardı ediyor. Tunus siyasi eğilimlerinin bir parçası olan bu siyasi eğilimi görmezlikten geliyor, laikleri ve solcuları memnun ediyor.  
    Üstaz Gannuşi, Devlet olmak için Allah’ın gazabını çekecek adımlardan ve şirke davetiye çıkartan yaklaşımlardan sakınması gerekir.  Allah; hesap günü devlet olmaktan değil, kulluk etmekten sorgulayacaktır. Allah’ın ilk sorgusu dünyada devleti neden kurmadınız değil neden beni hakkıyla birlemediniz olacaktır, tevhid esastır.
     İslam Şeriatını bile bile reddetmek alimler tarafından küfür olarak değerlendirilmiştir. İnsan haklarının ve hürriyetinin en sağlam teminatçısı İslam şeriatıdır. Bu bağlamda imkan varken, güç bulunmaktayken onu reddetmek, ülke şartlarını ileri sürmek diğer siyasi eğilimleri göz önünde bulundurmak haksız bir siyasettir. Kabul edilemez.
      Kim Allah’ın şeriatını reddederek beşeri kanunla muhakeme olmak isterse maide  44 ayetinin kapsamına girer. Bu ayet gereği Allah “Allah’ın indirdikleriyle hükmetmeyenlere” kâfirler hükmünü vermiştir. Hüküm koyucu belirleyici insan hayatına yön verici tek düzen Allah’ın belirlediği düzendir.
     Bu düzenin dışında düzen aramak küfürdür. İnsanların hevaları, eğilimleri, arzuları nasıl olursa olsun şeriatın önünde değildir. Allah ayetinde إن الحكم إلا لله أمر أن لا تعبدوا إلا إياه “Hüküm ancak Allah’ındır, Allah ancak kendisine ibadet etmeyi emretti.” buyurur.
      Allah bir başka ayetinde فلا وربك لا يؤمنون حتى يحكموك فيما شجر بينهم ثم لا يجدوا في أنفسهم حرجا مما قضية ويسلموا "Aralarında çıkan anlaşmazlıklarda seni hakem tayine dip verdiğin hükme rıza duyup teslim olmadıkça iman etmiş olmazlar" buyurur.
      İslam Şeriatı insanların arzularına göre bir düzenle değil Allah’ın dilediği bir şekilde uygulanmak için indirilmiştir. İnsanların İslam şeriatına yön verme, engelleme, muhalefet etme, karşı çıkma hakkı yoktur.
Allah ayetinde وما كان لمؤمن ولا مؤمنة إذا قضى الله ورسوله امرا ان يكون لهم الخيرة من أمرهم Allah ve Rasülünün bir şeye hükmetmesiyle erkek ve kadının bu seçimden başka bir seçme hakkı yoktur. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurur “لا طاعة لمخلوق في معصية الخالق Allah’a isyanda kula itaat yoktur.”
      Laiklerin ve solcuların eğilimini kutsayıp, Allah’ın şeriatına red onayı vermek İslami ve insani vicdan ölçülerini aşmaktır. Bu fikir ne islamidir ne insanidir. İslam şeriatının dışında bir düzeni doğrulamak tüm insanlara zulmetmektir zira insana Allah’tan daha adil ve insaflı kim olabilir?
    Sonra Allah’ın şeriatı batıl beşeri düzenlerde olduğu gibi “kabul ve red” şeklinde insanların seçimine özgürlüğüne bırakılmış değildir. Müslüman erkek ve kadının, Allah’ın hükmüne teslim olmaktan başka bir seçeneği olamaz. Düşünürse bu büyük bir hatadır insanı küfre kadar götürür.
    Üstaz Gannuşi Laiklerin ve diğer siyasi eğilimin gönlünü alacağına müslümanları memnun etmeye çalışmalıdır. Toplum henüz şeriata yakın değil iddiası çürüktür. Arap baharını küfür rüzgârlarına teslim etmek müslüman halka yapılan en büyük ihanettir. Çok az bir topluluk İslam şeriatını istemiyor onlarda dünyevi çıkarlarının ellerinden alınmasından korkuyor.  
     Üstaz Gannuşi yarın ektiğini biçebilir, siyasi hatasını yeni bir devrimle çekebilir, bu hatadan dönmelidir, siyasi islami eğilimi öne almalı, onların taleplerini yüceltmeli, Allah’a dayanmalıdır. Laiklerin taleplerine değer vermektense, İslamcı talepleri -özellikle selefi eğilimi- memnun etme yoluna gitmelidir. Batının tepkisinden ziyade Allah’ın gazabından korkmanın önemini düşünmelidir.
      Tunus Laikleri, "Siyasi islam, idari sahaya giremez ancak mescide girebilir" diyor bu durumda nahda hareketi ve üstaz  Gannuşi  kararlı bir İslamcı siyasi çizgi çizmelidir. Bu zor sınavın ilk aşamasını kaybeden Nahda ikinci aşamada hatasından dönmelidir.  Rabbim Üstaz Gannuşi ve Nahda hareketini başarılı kılsın.
Diğer Makaleler :

» SENDEN NE DAVA ADAMI OLUR NE TALEBE

» ne faydan oldu?

» TEVHİDİ BOZAN DURUMLAR NELERDİR?

» İSLAMDA DİN DEĞİŞTİREN ÖLDÜRÜLÜR.

» Selefiler Oldukça

» Ey Hadis inkarcıları bu hadisin uyduruk olduğunu kim ispat eder?

» Akılcıların tahrifi ve hadis ehlinin izzeti

» Akılcılar, sahih naklin önüne sınırlı aklı geçirerek ilmin namusunu kirletmiştir.

» Mutlaka okumalısınız-Ubeydullah Arslan

» Cennet kapısı Mali ve unutulan dersler-Ubeydullah Arslan

» Dini Hitabımızın Şerîliği ve Sorunları-Ubeydullah Arslan

» Hangi Humeyni?Ubeydullah Arslan

» Tarikatların tehditi ve bir öneri-Ubeydullah Arslan

» Ehl-i Sünnet/Selef evrenseldir.

» Sünneti inkar edenlerden şikayetçiyim

» Nereden başlayalım?

» Şiilikten nasıl kurtuldum?

» İslam dünyasında yükselen Selefi düşünce

» Sevgi/Muhabbet Fıkhı

» Neden kendimizi Allah’a sevdirmeliyiz?

» Kavgamız Şirkle ve günahlarla eşimizle değil

» Çağdaş Murcie-Ubeydullah Arslan

» Ne Güzel Konuştun el-Huveyni!

» Allah’tan Başkasını mı Veli Dost Edineceğim?

» Özgürlük Filosu Ablukayı Sever

» Ey İman Edenler! Birlik Olun


Okunma Sayısı : 2320
Paylaş Delicious Stumble

Yunus:109 (Ey Muhammed!) Sana vahyolunana uy ve Allah hükmünü verinceye kadar sabret. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.

 

 

 

 

 

 

Davet