Üye Paneli
E-posta :
Şifre :
» Şifremi Unuttum
» Üye Olmak İstiyorum...
Duyuru Listesi
Ad Soyad
E-posta

İstatistik

Bugün : 282
Dün : 522
Bu Ay : 17916
Geçen Ay : 9524
Toplam : 2898337
 
  » Ne Güzel Konuştun el-Huveyni!

             NE GÜZEL KONUŞTUN EL-HUVEYNİ!

Elbani’nin Mısırlı talebesi Şeyh Muhaddis Ebu İshak el-Huveyni’nin kalpleri harekete geçiren, gözleri dolduran, yürekleri davete sevk eden, hizmet ve davet bilinci kazandıran, son kısa hutbesi tüylerimizi diken-diken etti.
Ne güzel konuştu el-Huveyni! Gelin dinleyelim:
“Bugün hicri 1431 Muharrem ayının 2.Cuma günüdür. Geçen yıl Şaban ayının 2.Hutbesinden beri minbere çıkmadım. Bugün Cuma hutbesini vermeye layık değilim, ancak konuşmam kısa olsa da, bir kez daha yüzünüzü görmek istedim.
Ben minberde ayakta iken ve son ana kadar dinim yolunda mücadele ederek ölmek isterim. Geçen zaman dilimi arasında davetsiz hiçbir değerimin olmadığını anladım. Bu nedenle bu mekâna hayattan bir kez daha tat almak, nefsimi kararlı kılmak, size güven vermek için geldim.
“(Ey Müslümanlar!) imkânlarımız zayıf olsa da, sağlam iman sahibi olursak, mutlaka Allah’ın zaferine ereceğiz, galip geleceğiz.
Evet, biz zayıfız. Düşmanımızın elinde bulunanlar bizde yoktur. Fakat eğer biz peygamberin ve ashabın döneminde ki, ilk yuduma döner, onların tutunduğuna tutunursak, Allah’a yemin ederim ki; mutlaka Allah’ın yardımına ulaşacağız. Kesinlikle Amellerin en şereflisi bu dine hizmet ederek ölmektir, bu da tüm izzetin sırrıdır.
Size eğer yolları süpüren çöpçünün benden daha faziletli olduğunu söylersem bana inanın. Zira O görevini yerine getirmektedir. Bense acizim ve zincire vurulmuşum. Allah’tan beni şerefli davetten ve doğru yolu göstermekten mahrum etmemesini isterim. Ben makamlar arasında Allah’a davet makamından daha faziletlisini görmedim. Bu nedenle özellikle de ikinci gariplik döneminde Allah dininin hizmetçisi olunuz.”
Bu sözler diri bir kalpten, hizmet aşkı taşıyan bir yürekten, ilim yüklü muhlisten, azim taşıyan bir ağızdan, sünnet sahibi bir âlimden dökülmüştür. Bu yüzden bu sözler nezdimizde çok pahalıdır. Bu yüzden bu sözleri, kalplerin derinliğine, çocukların yüreklerine, davetçilerin anekdotlarına, korkakların defterine mutlaka yazmak gerekir.
Değerli Muhaddis el-Huveyni ne kadar mütevazı değil mi? İslam’a davet etmediğim takdirde değerim yoktur demekte... Acaba bizler nasılız? Davetçi miyiz? Hizmetçi miyiz? O ki gece gündüz ilimle, davetle, eserler yazmakla meşgul olduğu halde hizmet edememekteyim demektedir. Peki, biz zayıflar ne demeliyiz? Hizmetsiz, davetsiz ilimsiz geçen günlerimiz için, üzülmeli değil miyiz? Yaptıklarımızı çok görmemeli yapmadıklarımızı da sorgulamalıyız.
Ey davet azmini ve cesaretini yitirmeyen kalpler! Allah’a inanarak ve güvenerek Allah yolunda davetçi olun.
Şeyh el-Huveyni’nin dediği gibi: Bilin ki; Kuran’ın, sünnetin, ashabın, selefin yolunda ilim, davet, ahlak, sabırla gittikçe zafer bizimdir.
Faziletli Şeyh el-Huveyni (Allah onu muhafaza buyursun) Mısır’ın önde gelen sünnet ehli âlimlerindendir. Şeyh Elbani’nin elinde yetişmiş, ders almış, hadis hıfz etmiş, islami davetine katkı sağlamıştır.
O; kendisine ilim ve sünnet fıkhı verilmiş, tahkik ve tahriç ehli büyük bir muhaddis, cesur ve kerim bir şahsiyettir.
El-Huveyni çok güzel bir hatiptir. Hutbe gecesi asla uyumaz, hutbeyi önceden irad eder ve hazırlığını mükemmel yapar.
İmam Ahmed’in, İmam Şafi hakkında “O; dünyanın güneşi, bedenin sıhhati gibidir.” dediği gibi aynı sıfatlara haiz muhlis bir âlimdir.
İslam yolunda daveti şiar edinen El-Huveyni’yi seviyor, ilmine itimat ediyor, davet yolunda ona söz veriyoruz ki “biz de senin bu davet yolunda sonuna kadar hizmet ederek ölmek istiyoruz.
”Ey Şeyhimiz el-Huveyni! sözlerinle iman ehlinin imanını ve davet azmini yeniden dirilttin. Biz gençlere yol gösterdin; Kısacık sohbetle azmimizi yeşerttin; Gözlerimizi yaşarttın ve alimin nasıl olması gerektiğini Şeyh’in Elbani gibi öğrettin. Sen ve şeyhin ne güzel âlimlersiniz. Hutbe ve ilmi derslerinizle yüreklerimizde taht kurdunuz. sizi örnek alıyor ve menhecinizi izliyoruz.
Seni seviyoruz. Seni severek Allah’ın alimlere verdiği değeri içimizde yaşamak istiyoruz. Allah’tan senin için hayırlı sıhhat, azim ve uzun imanlı ömürler diliyoruz.
Diğer Makaleler :

» SENDEN NE DAVA ADAMI OLUR NE TALEBE

» ne faydan oldu?

» TEVHİDİ BOZAN DURUMLAR NELERDİR?

» İSLAMDA DİN DEĞİŞTİREN ÖLDÜRÜLÜR.

» Selefiler Oldukça

» Ey Hadis inkarcıları bu hadisin uyduruk olduğunu kim ispat eder?

» Akılcıların tahrifi ve hadis ehlinin izzeti

» Akılcılar, sahih naklin önüne sınırlı aklı geçirerek ilmin namusunu kirletmiştir.

» Mutlaka okumalısınız-Ubeydullah Arslan

» Cennet kapısı Mali ve unutulan dersler-Ubeydullah Arslan

» Dini Hitabımızın Şerîliği ve Sorunları-Ubeydullah Arslan

» Hangi Humeyni?Ubeydullah Arslan

» Tarikatların tehditi ve bir öneri-Ubeydullah Arslan

» Tunus Nahda Hareketinin ve Gannuşi’nin zor sınavı-Ubeydullah Arslan

» Ehl-i Sünnet/Selef evrenseldir.

» Sünneti inkar edenlerden şikayetçiyim

» Nereden başlayalım?

» Şiilikten nasıl kurtuldum?

» İslam dünyasında yükselen Selefi düşünce

» Sevgi/Muhabbet Fıkhı

» Neden kendimizi Allah’a sevdirmeliyiz?

» Kavgamız Şirkle ve günahlarla eşimizle değil

» Çağdaş Murcie-Ubeydullah Arslan

» Allah’tan Başkasını mı Veli Dost Edineceğim?

» Özgürlük Filosu Ablukayı Sever

» Ey İman Edenler! Birlik Olun


Okunma Sayısı : 2663
Paylaş Delicious Stumble

Yunus:109 (Ey Muhammed!) Sana vahyolunana uy ve Allah hükmünü verinceye kadar sabret. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.

 

 

 

 

 

 

Davet