Üye Paneli
E-posta :
Şifre :
» Şifremi Unuttum
» Üye Olmak İstiyorum...
Duyuru Listesi
Ad Soyad
E-posta

İstatistik

Bugün : 889
Dün : 1907
Bu Ay : 41491
Geçen Ay : 55156
Toplam : 1284344
 
  » Alimlere uymak şirk midir! bir araştırma

 

        Âlimler dinde neden ölçüdür? Niçin tartıdır? Dinde, fıkıh ehli olmak neden ille âlimlerin yolundan geçer? Selef âlimlerini kavlini delil almak onları ilah edinmek midir? Âlimlerin sözüne, fıkhi fetvalarına sarılmak şirk midir? Müslüman soylu gençlerin izlemesi gereken metod nedir?
         Şüphesiz ki âlimler Kuran ve Sünnet ışığında hareket ettiği müddetçe istikamet ehlidir. Yani; aranan doğru adrestir. Onlar sevilmeye, örnek alınmaya, sözlerine uyulmaya layık örnek kimselerdir. Alimi, alim eden onun ilmi değil amelidir. Bu amel; onun takvasını ve haşyetini belirler. Alim, ilmiyle amil olmazsa ilmiyle aydınlatamaz. Kuran ve Sünnet alimi ve ilmi över. Nitekim Rabbimiz şöyle buyurur:
      “Sakın cahillerden olma”(Enam 6/35) “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Ancak akıl sahipleri hakkıyla düşünür.”(Zümer 39/9) “Allah içinizden iman edenlerle, ilme nail olanların derecelerini yükseltir.” (Mücadele 58/11) “Allah‘a karşı, kulları içinden ancak âlim olanlar derin saygı duyarlar”(Fatır 35/28)
       Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’de bu konuda şöyle buyurur;Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’e biri abid diğeri alim iki kişiden bahsedilmişti. "Alimin Abide üstünlüğü, benim sizden en basitinize olan üstünlüğüm gibidir" buyurdu. (Tirmizi, İlm 19, 2686)
      Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle dediğini işittim: "Kim bir ilim öğrenmek için bir yola süluk ederse Allah onu cennete giden yollardan birine dahil etmiş demektir. Melekler, ilim talibinden memnun olarak kanatlarını (üzerlerine) koyarlar. Semavat ve yerde olanlar ve hatta denizdeki balıklar alim için istiğfar ederler. Alimin abid üzerindeki üstünlüğü dolunaylı gecede kamerin diğer yıldızlara üstünlüğü gibidir. Alimler peygamberlerin varisleridir. Peygamberler, ne dinar ne dirhem miras bırakırlar, ama ilim miras bırakırlar. Kim de ilim elde ederse, bol bir nasib elde etmiştir." Ebu Davud, İlm 1, (3641); Tirmizi, İlm 19, (2683); İbnu Mace, Mukaddime 17, (223)
        Asıl olan, ilmi âlimlerden almaktır. Gayri âlim kimse ilim veremez, verse bile Kuran’a ve Sünnete muhalif bilgi verir. Nas’ın dışındaki bilgi beşeridir, ancak nas’a dayanan ilim ise ilahidir. İnsan beşeri bilgiye değil ilahi ilme muhtaçtır. Âlimler bu konuda ümmete yol göstererek şerî ilimle buluşturur.
      Âlime bağlanmak şirk midir? Allah, Rabbani âlimleri över, takdir eder, diğer insanlardan faziletli görür ancak onlar Kuran’ın ve Sünnetin emrinin dışına çıkarsa “Âlimlik kıymetlerini” kaybederler.
      Eğer bir âlim şirk koşan bir itikada ve düşünceye onay verirse, şirki doğrularsa onaylamış, ona kapı açmış, böylece de şirke düşmüş olur. Bu âlime alim denmez, cahil denir. Bu kimseden ilim asla alınmaz, zira şirke düşmüştür. Âlimler, bidatçiden ilim alınmayacağını nakleder. İlim nurdur, şirk ve bidat o nuru söndürür ve saptırır.
       Günümüzde selefi itikada bağlı bir alime ve davetçiye o bidatçidir, ondan ilim alınmaz, ona soru sorulmaz, menheci bozuktur diye suçlamalar yapmak büyük hatadır. Müslümanların birliği ve kardeşliği korumaları, enerjilerini şirke ve bidate karşı harcamaları vaciptir.  
     Âlimlerin fıkhi fetvalarına sarılmak şirk midir? Unutmayalım ki şirk itikad da olur, fıkıhta olmaz. Âlimler; fıkhi konularda delille hareket ettikleri müddetçe dinlenilir, saygı duyulur, görüşlerine değer verilir. Zira hakkı ortaya koyan her Müslüman değerlidir. Peki, İmam Ebu Hanife, İmam Ahmed ibn Hanbel, İmam Buhari, İmam Müslim, İmam İbn Teymiyye’yi doğrulamak şirk midir? Bu alimleri sevmek ve delil görmek doğru değil midir?
     Elbette doğrudur, Onlar seçkin fakihler ve muhaddislerdir, onların ilmini asrının imamları takdir etmiş hayırla övmüşlerdir. Altın çöpe atılsa bile yine değerini kaybetmez. Güneş, balçıkla sıvanmaz. Bu ilim ehlinin kıymeti âlimlerce bilinmektedir. Bu ilim ehlinin islam’a sağladığı katkı büyüktür inkâr edilemez edenlerde cahildir, nefisni beğenen sapıklardır.
      Edip Yüksel ve bazı akademik çevreler, son zamanlarda onlara yönelik acımasızca hakaret ettikleri bilinmektedir. Bu saldırılar, onların değerini düşürmeyecek, aksine artıracaktır. Unutmayalım ki; Salih kimseyi, ancak salih sever, fasığı da ancak fasıklar sever.
     Neden alimlere uymalı, ilim neden onların yolundan geçer sorusuna aşağıdaki maddeleri özetledim umulur ki bu maddeler ışında onların neden sevilmesi ve uyulması gerekenler olduğu anlaşılır.
1-Âlimler; Peygamberlerin mirasçılarıdır. Onlar peygamberlerin bıraktığı en hayırlı mirastır. Bizler âlimler yoluyla peygamberlerin yollarını öğreniriz.
2-Âlimler; peygamberlerden sonra Allah’ın yeryüzünde ki hüccetleri olup din ancak onlarla ayakta durur. Eğer ümmet âlimsiz kalırsa mutlaka delâlete düşer, helak olur, ilmi bilemez.
3-Âlimler; ehl-i sünnet ve’l cemaattir. Onlar ki; fitne ve şirk anında ümmeti aydınlatan tevhide, sünnete davet eden şeri kaynaktır.
4- Âlimler; ümmetin yöneticileridir. Özel ve gayri özel durumlarda ayrıca büyük ve küçük meselelerde ümmetin şeri anlamda müracaat ettiği, sözünü dinlediği, beyanına önem verdiği, karanlığı aydınlatan bir çıradır. 
5- Âlimler; basiretle davet eden davetçilerdir. Basiret ise ancak şerî ilim ve dinde fıkıh sahibi olmakla gerçekleştir.
6- Âlimler; iyiliği emreden, kötülükten sakındıran, Allah’ın hududunu muhafaza eden, dini ilimle—delille-amelle koruyan seçkinlerdir. Onlara haklı davetlerinde zarar vermek dine zarar vermektir.
7- Âlimler; Ümmetin örnek gösterilen kimseleridir. Ümmetin en faziletli ve derece bakımından en üstün şahsiyetleridir. Bu demek değildir ki beşeriyet üstüler hayır asla hata etmeye açık insanlardır, onlarda hata edebilir, yanılabilir, unutabilir, bilmeye bilir. 
     Rabbim, ümmetimizi âlimsiz bırakmasın. Rabbim gençlerimize ilim ve alim olma şuuru versin. Rabbim; ilmi Salih muttaki Rabbani ilim ehlinden almayı nasip etsin. Allah; selefin âlimlerini bizlere rehber, ve gudve kılsın. Rabbim, tevazuyu ve edebi koruyan ilim ehlinden eylesin.
 

 

Diğer Araştırmalar :

» Kevserî Cehmiyye Okulu’nun İbn Teymiyye’ye yönelik haksız suçlamasının değerlendirilmesi

» Dinler Birliğine Davet konusunda bir araştırma

» İçinde köpek ve resim olan eve melekler girmez hadisi hakkında

» Yaratmak ta Emretmek te Allah’ın Hakkıdır

» Üç Usul İle Tevhide Vusul

» La İlahe İlallah’ın Şartları ve Anlamı

» Bir Toplum Kendini Değiştirmezse Allah’ta Onları Değiştirmez

» Sahih Akideye muhalif sözler

» Onlar hiç bir zaman sözlerini değiştirmediler

» Sihir ve Nazardan korunmak için 10 SEBEP

» Sorularla 3 Esas Şerhi

» Sorularla 4 Vacibin Şerhi

» Niçin Selefiyim

» Muhafazakâr ve Kemalist Düşüncelerin Laiklik Anlayışına Bakış

» Kuran ve Sahih Sünnetten Âkide Dersleri

» Kötü Zan ve Asılsız Haberlerin Tespiti

» Kâfirun Suresinin Tefsiri

» İşte Sevgili

» İslam Kardeşliği

» İran’ın Safevi Farisi’nin Hayalleri ve Ummu’l Kura Nazariyesi

» Lübnan Hizbullah’ının Öyküsü

» Davet ve İslahta Selefin Kriterleri

» Allah’ın Uluvluk/üstte oluş Sıfatı

» Allah’a Sadık Olmak

» 125 Soruyla Abdest ve Namazı Öğreniyorum

» Âkidetu’l Vasıtiyye’den Akide Dersleri


Okunma Sayısı : 1179
Paylaş Delicious Stumble

Yunus:109 (Ey Muhammed!) Sana vahyolunana uy ve Allah hükmünü verinceye kadar sabret. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.

 

 

 

 

 

 

 

Davet